#Film - Ufaklık (Little Boy)

Herkese Merhabalaaaar
Bugün yakın zaman önce izlediğim ve beni etkileyen filmlerden biri olan Little boy hakkında yazacağım.(mini spoiler içerebilir uyarmış olayım) Beni etkilemeyi başardı. Film öncesi yorumları okuduğumda nadiren kötü yorum aldığını gördüm. Bir kaç kişi de olsa kötü yorum almasının sebebini de izledikten sonra anladım. Filmden bahsettikten sonra buna da değinmek istiyorum.
Öncelikle benim film seçerken dikkat ettiğim bilgileri vererek başlayalım.
Yapımı ve yılı: ABD/2015
IMDb: 7.3 (bence hak ediyor)
Fragman: Oldukça etkileyici
Oyuncular: Ben sadece Emily Watson'ı tanıyorum. Belki size tanıdık gelen başka oyuncusu vardır.
Tavsiye/Yorumlar: Benim internet gezintimde hem tavsiye eden hem de güzel yorum yazan zebil sepet insan vardı.



Başrolümüz resmini gördüğümüz sevimli çocuk Pepper. Pepper 8 yaşında, yaşıtlarına göre boyu kısa olduğu için Türk filmlerinden de alışık olduğumuz mahallenin fazla gelişmiş çocuğu tarafından cüce olarak çağırılıyor. Görüntüsü ve mahallenin iri çocuğunun baskısı nedeniyle yaşıt arkadaşı yok. Babasıyla aralarındaki ilişkiye bayıldım. Destekleyici baba duruşu, her tökezlediğinde yanında babasını bulmamız içimizi ısıtacak cinsten. Babasıyla olan ilişkisinden bize verilen alt mesajlar cesaret, kendine inanma, özgüven. Her şey harika gidiyor derken baba 2. dünya savaşına katılmak zorunda kalıyor. O yıllar Amerika da var olan Japon nefretini bariz bir şekilde gözlemlediğimiz bu bölümünde ben bir çıtda olsa rahatsız oldum. Ülkecek çekiklere olan sevgimiz malum. Aynı anda Pepper'ın babasını bizde dört gözle bekledik tabi. Daha sonra babadan haber alamadığımız bölüme geliyoruz ki bu bölümde pederle ufaklık işbirliğinde verilen mesajlar bence süperdi. Her filme iliştirilen kocası giden kadına illa bir talip çıkması durumunu bu filme koymasak olurdu bence. Annenin babaya sadakatini de görüp içimiz ferahlattıktan sonra bizim ufaklık pederden adına kadim liste dediği bir liste alıyor. Bu listedeki iyilikleri yaptığı zaman babasının geleceğine inanıyor. İnanmanın mucizelerini de gözlemlediğimiz bu bölümde beni en çok etkileyen pepper ve japon arkadaşının dostluğu oldu. Herkesin babanın ölümüne inandığı anda pepperin inancını kaybetmemesi de gene beni sarsan bölümüydü. Benim eleştirdiğim ve ne alaka bunu nasıl sevimli gösterirsiniz dediğim kısma bundan sonra geçiyoruz. Pepperle birlikte hepimiz inanmışız baba gelecek ne güzel ilerliyoruz derken Japonyaya atılan adınına da ufaklık denen atom bombasını küçük bir çocuğu babasına kavuşturacak mucize olarak tanıtmak. Ne fenasınız Amerikan film endüstrisi. Bence aldığı kötü yorumları bu bölümler yüzünden aldı. Hiroşimaya atılan bombayı sempatik gösterme çabalı alt mesajları yok sayacak olursak etkileyici her yaşta her ebatta, inanan herkesin başarabileceğine inandıran güzel bir yapım olmuş. Her şey bitti dediğimiz anlarda bile bir umut olması fikrini ben baya sevdim. Mutlu sonla da bitirince film sonunda ufaklıkla birlikte hepimiz zafer kazanmış olduk.
Ailecek izlemek isteyenler için oldukça iyi bir seçim olduğunu düşündüğüm bu filmi bende öneriyorum. İzlemediyseniz izleyin derim. Benden bu kadar izleyenler ya da fikrini paylaşmak isteyenlerin yorumlarını bekliyorum.

Sevgiler

Resimler: https://en.wikipedia.org/wiki/Little_Boy_(film)
http://www.washingtontimes.com/news/2015/apr/15/cal-thomas-little-boy-a-classic-modern-film/

2 yorum:

  1. Litte Boy izlemek istediğim filmlerdendi. Filmle ilgili yorumunuzdan sonra daha da çok merak ettim. ;) Sevgiler diliyorum :) Zülal.

    YanıtlaSil